Finansal Muhasebede Varlık Kavramı

varlık kavramı

Daha önceki Muhasebenin Amaçları Nelerdir? ve Muhasebenin Amaçları Nelerdir? yazılarımızdan sonra temel bir kavram olan varlık kavramını ele alan yazımız ile karşınızdayız.

İşletme kavramı, muhasebenin temel ilkelerinden biridir. Dolayısıyla, finans eğitimi alan öğrenciler için bunu net olarak anlamak büyük önem taşır. Bununla birlikte, varlık kavramı daha önceki muhasebecilerin karşılaştığı bir soruna çözüm olarak geldi. Sağlanan çözümün faydalarını anlamak için öncelikle soruna bakmalıyız.

Ölçümlerde Karışıklık

Aslında bir iş bir kişinin hayatının bir başka yönüdür. Birçok kişi bir araya geldiğinde ve bir iş kurduğunda, bu onların toplu çabalarıdır. Bununla birlikte, bu muhasebeciler için karışıklığa neden olabilir. Kişisel ve işletme masraflarını birlikte düşünün. Muhasebeciler asla karın doğru bir resmine gelemezler.

Payların Ayrılması

Bu sorunu çözmek için, muhasebeciler varlık kavramını yarattı. Bu, girişimcinin kişisel ve mesleki varlıklarının ayrılmasıydı. Muhasebe amacıyla, işletme bağımsız ve girişimciden ayrı bir varlık olarak kabul edilir.

Alakasız Yasal Statü

Payların muhasebede ayrılması, kuruluşun hukuki statüsünden bağımsız olarak yapılır. Gerçek hayatta, özel sınırlı veya halka açık limited şirketler gibi bazı kuruluş biçimleri ayrı varlık olarak kabul edilirken, ortaklıklar ve tek şahıs şirketleri gibi diğer biçimler sahibinin varlığının bir parçası olarak kabul edilir. Muhasebe bu ayrımı yapmaz.

Etkiler

Varlık kavramı, muhasebenin önemsiz ve bariz bir varsayımı olarak görünebilir. Bununla birlikte, bu varsayımın yarattığı sonuçlar hem başlangıç ​​hem de karşıt öngörülememektedir.

Etkilerine bir göz atalım:

Sermaye Sorumluluğu Olarak Görünür: Günlük kullanımda sorumluluk kelimesini olumsuz bir çağrı ile değerlendiriyoruz. Öte yandan, sermayeyi olumlu bir çağrışımla ele alıyoruz. Bir sınıflandırıcıya sermayenin bir sorumluluk kabul edip etmeyeceğini sorarsan, mutlaka “Hayır” diyeceklerdir. Bununla birlikte, yapılması gereken şey de tam da budur. Muhasebede, bilanço hazırlanırken sermaye daima yükümlülükler altında görünür. Bu varlık kavramından kaynaklanmaktadır.

İşletme kavramı, şirketin sahiplerinden ayrı olduğunu düşünmektedir. Böylece, sermaye, sahiplerinin şirkete ödünç vermiş olduğu paradır. Bu nedenle, şirketin finansal tablolarının pasifinde görünür. Sahipleri kişisel mali tablolarını hazırlarsanız, aynı sermayesi kendi varlığı olarak görünecektir.

Kar, sorumluluk olarak görünür: Kâr, sermayenin artmasından başka bir şey değildir. Dolayısıyla varlık kavramıyla uyumlu bir şekilde, kâr da bir yükümlülük olarak muhasebeleştirilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir